SINIR KOYMADA YOL HARİTASI

SINIR KOYMADA YOL HARİTASI

Çocuklara sınır koymak, oldukça tutarlılık ve sükunet gerektiren bir süreçtir. Meyveleri hayat boyu sınırlarını bilen, çevresine duyarlı ve  ölçülü insan profili oluştursa da, ebeveynler yıllara yayılan bu uzun süreçte neyle karşılaşacaklarını ön görürlerse kaygıları azalacaktır.

Sınır koymanın dinamik, yani çocuğun kazanımlarına göre sürekli güncellenmesi gereken bir süreç olduğunu unutmayın. 

SÖZEL YÖNTEMLER

  1. Anlayış
  • Konu ne olursa olsun çocuğunuzun sizin tarafınızdan anlaşıldığını hissedeceği bir şey duyması ve onu anladığınızı göstermenizdir. Bu yönteme “yansıtma” da diyebiliriz: “Biliyorum şu anda bir tane daha dondurma yemek istiyorsun.” Şu anda ikinciyi yemek istediğin için üzgün olduğunu anlayabiliyorum.”
  1. Kural
  • Sınırların net bir şekilde ifade edilmesi, kuralların net bir şekilde hatırlatılmasıdır.

Önceki örnekten devam edecek olursak;

“Yarınki dondurma hakkını yarın yiyebileceksin, istersen kucağıma gelebilirsin.”

       “Biliyorum şuan yıkanmak  istemiyorsun. Ama şimdi yıkanma zamanı.”

  1. Alternatif Sunmak
  • Çocuğunuzun o anki talebini yönlendirmeniz ve uygun alternatifler belirlemenizdir.

“Biliyorum şu an parka gitmek istiyorsun. Ama  şu an hava yağmurlu olduğu için bunu yapamayız. Ama istersen evde seninle birlikte spor egzersizi yapalım.”

Eğer bütün sözel yöntemleri denedik ama işimize yaramadıysa çocuğumuz daha somut bir şey görmek istiyor olabilir. İşte burada devreye davranışsal yöntemler girer. 

Davarnışsal Yöntemler

  1. Mahrumiyet
  • Mahrumiyet asla ilgi ve sevgiden yana olmamalıdır.
  • Sınırları tekrar tekrar sınırları ihlal ettiğinde, özellikle de aile bireylerinden birisinin sınırlarını ihlal ediyorsa,  çocuk temel ihtiyacı olmayan, rutin olmayan ama keyifle özdeş gördüğü bir şeyden mahrum bırakılabilir.  (yapılandırılmamış ekran saati, abur cubur, harçlık gibi)
  • “Bunu yapmazsan annen/baban olmam” gibi tehditler hem gerçek değildir, hem de çocukların küçük dünyaları için yıkıcıdır. Özellikle sık tekrarlandıklarında başta güven sorunu olmak üzere ileriye dönük çok büyük olumsuz etkileri olabilir.
  • Bu yöntemin amacı çocuğa kendi yaptığı seçimlerin sonucuna katlanmak durumunda olduğunu göstermektir.

“Oyuncaklarını balkondan atmaya devam edersen onların kırılmasını seçmiş olursun.” (insanlara zarar verebileceğini de eklemek fena olmaz 🙂 )

Böylelikle eyleminin muhtemel sonuçlarından onu haberdar etmiş oluruz.

  • Çocuk için bir haftalık/bir aylık mahrumiyet oldukça uzundur. Mahrumiyet 2-3 yaş grubu için yarım gün, sonrası için 1 günlük olmalıdır.  Örneğin alınan yeni oyuncağıyla kardeşine vuran bir çocuk için, o oyuncak kaldırılabilir. Fakat bu esnada çocuğun oynayabileceği başka oyuncakları olmalıdır. “Üzgünüm, seni daha önce uyarmıştım. Birbirimize zarar vermeyeceğimiz konusunda anlaşmıştık. Bu oyuncakla oynarken kardeşine zarar verdiğin için bu oyuncağı akşama kadar yukarı kaldırmak zorundayım.” 
  • Orantısız mahrumiyet cezacı bir tutuma sebep olabilir.

Kırmızı ışıkta geçince hapis cezası aldığınızı düşünün. Çocuklara bağırmak, odaya kitlemek, sevgi ve/veya temel ihtiyaçları ile tehdit etmek, hayat boyu sürecek kaygılar edinmelerine yol açabilir. 

  1. Fiziksel Bloke
  • Bu yöntem çocukta sınıra karşı saldırganlık tepkisi başlarsa devreye girer.
  • Kararlı bir ses tonuyla saldırmasına engel olunmalıdır. Bağırmak güçsüzlük simgesi olduğundan sakin ve kararlı ses tonu çocuklar üzerinde bağırmaktan çok daha etkili olur.
  • Bazı çocuklar durmak için sanki fiziksel bir duvara çarpmak ister. “Annem/babam beni durdurabiliyor mu?” diye ebeveynini dener. Fiziksel bloke ile çocuk, karşısında kararlı, sağlam, kendisinden güçlü bir ebeveyn ile karşılaşır. 

“Vurduğun zaman canımı acıtıyorsun. Sen bana vurmaya devam ettiğin sürece ben senin ellerini tutacağım.” 

 “Anlıyorum şuan çok kızgınsın ama sen sakinleşene kadar seni böyle tutmaya devam edeceğim. Biliyorum seni tutmama da sinirleniyorsun ama tutmak zorundayım çünkü canımı acıtıyorsun.”

“Ellerini tutuyorum, çünkü canımı acıtmana izin veremem üzgünüm.”

  1. Seçenekli Müdahale
  • Bu son çaredir. Kendini kontrol edemeyen çocuğun kontrolünü ebeveyn üstlenir.

“Bunu yapmaman gerekiyor. Duracak mısın, ben seni durdurayım mı?”

“Telefonumu almaman gerekiyordu. Sen kendin mi bana vermek istersin, ben mi gelip alayım?”

*Bu aşamaya gelinen bir çocukta, yaşanılan problem sınır koyma ile alakalı olmayıp uzmanlık gerektiren bir durum olabilir. 

 

KAYNAKLAR